Twitter PlusInstagram PlusYks Tavsiyeleri
DOLAR
9,5013
EURO
11,0481
ALTIN
548,60
BIST
1.519
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
16°C
Cuma Çok Bulutlu
17°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
17°C
Pazar Sağanak Yağışlı
18°C

SANAL KARAKTERİMİZ

Sanal Karakterimiz

Sanal Karakterimiz.. İnsanoğlu çok uzunca bir süredir sahibi olamayacağı fiillerin, sözcüsü durumunda. Ne mi anlatıyor bu cümle? İnsanlar, sosyal medya, sanal oyunlar, web siteleri v.b oluşumların içerisinde, kendi seçimlerinden çok yansıtmak istedikleri karakterin seçimleriyle yaşarlar. Bir web kullanıcısı, bu Dünya’ya girdikten sonra asıl olduğu kişiye veda edip internette pürüzsüzleştirdiği cildiyle, aydınlattığı ortamıyla, arttırdığı doku ayarıyla sahneye çıkıyor.

Sırada o sabah kalkıp okula yetişemeyecek bir öğrencinin kahvaltı dahi yapmadan alelacele bindiği servisten attığı günaydın snapleri, yorucu 8-5 mesaisine giden bir memurun arabasından paylaştığı günaydın hikayesi, aslında hayvanları çok sevmeyen bir liseli çocuğun paylaştığı sokak kedisi… Sanal ile gerçeklik arasında değişimleri hayret ettiren bu insanlar bizim eşimiz, dostumuz ve sıra arkadaşımız ya da direkt olarak biz. 

Peki neden kendimizi farklı göstermeye odaklanıyoruz? Olduğumuz haliyle toplum ve çevremizin bize ilgi duymayacağını düşündüren nedir? Sanırım cevap ‘merkezi mükemmeliyetçilik’. Bunun anlamı şu her insanı daire şekli olarak düşünün. Bu daire merkezinden tutulup yukarı hafif esnetilmeyle bir koni yaptığımızı hayal edin. Şimdi merkezde bulunan o çıkıntıya herkesin kendi mükemmeliyetçilik anlayışını yerleştirdiğini düşünelim. Elimizde o hafif ortadan çekilmiş koni şeklinde daire üzerinde minik bir topu merkezde tutmaya çalışın. Çok zor değil mi? Ama deniyoruz ve her seferinde biraz daha biraz daha yaklaşıyoruz. Bu durum bizi daha da ateşliyor ama asıl hedefe ulaşamıyoruz. Bu benzetme tam olarak sosyal mecradaki insanoğlunun her birini temsil ediyor. Sosyal medyada asıl aklımızda bulunan bir kişilik var. O herkeste farklı olan mükemmeliyetçilik sembolünün kendisine ulaşmak imkânsız. Ama her yaklaşma bizi sonuca götürmese dahi o kişi olmak için bir nevi bizi daha da ateşliyor.

Kendimiz olmaktan çıkıp, insanlara karşı giydiğimiz bu kostümler toplumdaki özgüven eksikliğini arttıran bir durum. Bunu şöyle bir örnek ile değerlendirebiliriz. İki insan sosyal medyadan tanışıp buluşacağı zaman sosyal mecrada atılan fotoğraflar, yazılar ve aldığı etkileşimler ile kafada bir insan figürüyle o buluşmaya gidiyor. İki kişinin de doğal kişiliği yansıttığı örnek yüzbinler de bir iken, karşısındaki insanın aslında kendini farklı kalıplara sokarak yansıttığı anlaşıldığında tanışmalar yüksek oranda sonlanıyor. Demem şu ki kendi için yaşayan bir insan kendini olduğu gibi yansıtabilmeli. Çünkü bürünmeye çalıştığı görünüm, fikir ve düşünceler bir yerde patlak verecektir. Hikayelerinizde kedilerin sevimliliğinden bahsedip, çevrenizle oturduğunuz ya da yürüdüğünüz bir anda kediden korkup kaçmanız insanların gözünde sizi garipsetecektir. Zaten bu büründüğünüz kimlik sosyal medya çevreniz değil mi? Buna bulunduğunuz yakın reel arkadaş çevresi de dahil olacağına göre kendinizi istediğiniz yoldan kendi elinizle çıkartmayın. Doğal ve kendiniz olduğunuz, fikirlerinizi eleştirilir miyim düşüncesiyle değil; beni seven, yanımda olacak olan, bana ben olduğum halimle değer veren insanlar kalsın dediğinizde aslında size siz olduğunuz için gerçekten değer veren kitleyi de görmüş olacaksınız. Kendinizle barışıp +,- yönlerinizle ben böyleyim dediğinizde hayattan daha çok zevk aldığınızı göreceksiniz. Kendinizle daha erken barışmanız dileğiyle.

Diğer buradan ulaşabilirsiniz.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.